Turgut Özal, İngilizlerin yüzüne haykırdı: Kürt sorunuyla bu kadar ilgiliyseniz bu insanları neden kabul etmediniz?

Sosyal medyada tekrar gündeme gelen bir video, Batı’nın Türkiye üzerinde kurguladığı kirli planlara ışık tutuyor.

BBC’nin 1989’da dönemin Türkiye Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile yaptığı röportajda ABD’den sonra en güçlü Batı devleti olarak kabul edilen İngiltere’nin Kürtlere olan tavrı irdeleniyor.

SADDAM, KÜRTLERİ KİMYASAL SİLAHLA KATLETTİ

Irak’ın Halepçe kentinde 16 Mart 1988’de devrik lider Saddam Hüseyin tarafından Kürtlere kimyasal saldırı gerçekleştirilmiş ve en az 5 bin Kürt hayatını kaybetmişti.

TÜRKİYE SINIRINA YIĞILAN BİNLERCE IRAKLI KÜRT’E KOL KANAT GERDİ

Saldırı sonrası geride kalan Kürtler, feci şekilde ölen yakınlarını bırakarak Türkiye’ye kaçmaya başladı. Cumhurbaşkanı Özal, Türkiye sınırına yığılan yüzbinlerce Iraklı Kürt’ü yurda alarak hayatta kalmalarını sağlamıştı.

PKK’YI KONTROL EDEN İNGİLTERE, KÜRTLERİ KADERİNE TERK ETTİ

Bölücü terör örgütü PKK’ya yardım ederek Kürtleri savunduğunu belirten İngiltere’yse, o dönem Türkiye’ye sığınan hiçbir Kürt için kılını dahi kıpırdatmadı. Özal da İngiltere’nin bu adımına olan tepkisini İngiliz muhabirin yüzüne vurdu.

ÖZAL: KÜRT SORUNUYLA İLGİLİYSENİZ NEDEN BU İNSANLARI KABUL ETMEDİNİZ?

Söz konusu röportajda terör örgütüne destek veren İngiltere’nin mazlum Iraklı Kürtlere yardım etmemesi hakkında Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın açıklamaları şöyle:

“Irak’tan 36 bin Kürt mülteci Türkiye’ye geldi. Onlara yardım ediyoruz. Batı dünyasındaki tüm insan hakları savunucularının son bir yıldır, neden bize yardımda bile bulunmadığını merak ediyorum. Onlara sordum. Türkiye’ye gelen bu insanların yarısını ben alayım, yarısını siz alın dedim. Ancak cevap vermediler. Tek bir Kürt’ü bile almak istemediler. Eğer Kürt sorunuyla bu kadar ilgiliyseniz bu insanları neden kabul etmediniz? Neden vize şartı getiriyorsunuz?”

Özal’ın tepkisinin ardından İngiliz muhabirle soru – cevap kısmına geçiliyor.

Muhabir: Dolayısıyla, İngiltere’nin davrandığını mı söylüyorsunuz?

Evet. Kürtler veya Türkler, her neyse.

Muhabir: İngiltere’nin ne yapmasını istersiniz?

Bize zorunluluğu olmaması gerektiğini düşünüyorum.

(Ve daha sonra, kameranın arka tarafındaki yetkililerin müdahalelerine rağmen, Özal vize şartına karşı misilleme yapacakları sözünü veriyor.)

Muhabir: Türkiye’ye gelen İngiliz vatandaşlarına vize şartı getirecek misiniz?

Evet yapacağız.

Muhabir: Bu ne zaman olacak?

Bilmiyorum, zamanı bilmiyorum.

Muhabir: Ama bunu uygulayacak mısınız?

Evet uygulayacağız.

Muhabir: Bu İngiltere’nin vize şartına karşı mı uygulanacak?

Evet.

(Kamerada görünmeyen bir yetkili, ‘resmi pasaportlar’ vurgusu yapıyor)

Efendim? Hayır, sadece resmi pasaportlara değil tümüne uygulanacak.

Muhabir: Bütün pasaportlara mı uygulanacak?

Evet öyle.

Muhabir: Bu turizminize zarar vermeyecek mi?

Ama ülkeye giriş kapılarında onlara kolayca vize vereceğiz.

Muhabir: Yani bu kısasa kısas mı?

Evet.”



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir